
Nazım Hikmet’in “Saman Sarısı” şiiri, sadece imgelerin ve kelimelerin ötesinde, insan ruhunun derinliklerine uzanan, çok katmanlı bir yolculuğa davet eder okuyucuyu. Bu şiir, bireysel ve kolektif bilinçdışının karmaşık dokusunu, analitik psikolojisi bağlamında ele almak için eşsiz bir zemin sunar. Şairin içsel dünyasındaki arketipsel figürler, semboller ve deneyimler, “Saman Sarısı”nı sadece bir edebi eser olmaktan çıkarıp,