
Günümüz dünyası, Marx ve Engels’in işaret ettiği gibi, üretim güçleri ile üretim ilişkileri arasındaki uyumsuzluğun giderek daha belirgin hale geldiği, derin çelişkilerin ve büyük dönüşümlerin yaşandığı bir çağı temsil etmektedir. Bu dönüşümün merkezinde, emperyalist sistemin doğasından kaynaklanan uzlaşmaz çelişkiler ve bunların toplumsal yaşamın her alanına yansıyan sonuçları yer alır. Mevcut sistemin yarattığı yıkım ve eşitsizlikler,