Skip to content
  • Hakkımda
  • Blog
  • İletişim

Copyright izlek 2025 | Theme by ThemeinProgress | Proudly powered by WordPress

izlek
  • Hakkımda
  • Blog
  • İletişim
Siyaset Article

Sivas Katliamı: Hafıza ve Geleceğin Diyalektiği

On 03.07.2025Sisyphos
2 Temmuz'un yıldönümü geçti, ancak Sivas katliamının gölgesi toplumumuzun üzerinde ağır bir biçimde durmaya devam ediyor. Bu olaya, sadece bir trajedi olarak değil, aynı zamanda sınıf mücadelesinin ve ideolojik hegemonyanın bir yansıması olarak bakmak elzemdir. Sivas, tekil bir olay değil, kapitalist sistemin toplumsal çelişkileri derinleştirmesinin, kışkırtılan gericiliğin ve devletin bu sürece rızasının veya dahlinin tarihsel bir momenti.

2 Temmuz’un yıldönümü geçti, ancak Sivas katliamının gölgesi toplumumuzun üzerinde ağır bir biçimde durmaya devam ediyor. Bu olaya, sadece bir trajedi olarak değil, aynı zamanda sınıf mücadelesinin ve ideolojik hegemonyanın bir yansıması olarak bakmak elzemdir. Sivas, tekil bir olay değil, kapitalist sistemin toplumsal çelişkileri derinleştirmesinin, kışkırtılan gericiliğin ve devletin bu sürece rızasının veya dahlinin tarihsel bir momenti.

2 Temmuz'un yıldönümü geçti, ancak Sivas katliamının gölgesi toplumumuzun üzerinde ağır bir biçimde durmaya devam ediyor. Bu olaya, sadece bir trajedi olarak değil, aynı zamanda sınıf mücadelesinin ve ideolojik hegemonyanın bir yansıması olarak bakmak elzemdir. Sivas, tekil bir olay değil, kapitalist sistemin toplumsal çelişkileri derinleştirmesinin, kışkırtılan gericiliğin ve devletin bu sürece rızasının veya dahlinin tarihsel bir momenti.

Dünden Bugüne Sivas

Sivas’ta hedef alınan aydınlar, sadece kültürel bir kesimi temsil etmiyordu; onlar, sermayenin tahakkümüne karşı entelektüel bir direnişi, laik ve ilerici bir dünya görüşünü temsil ediyordu. Bu saldırı, ezilenlerin ve sömürülenlerin bilincini yükseltme potansiyeli taşıyan her türlü düşünsel ve sanatsal faaliyete yönelik bir karşı devrimci eylemdi. Gerici güçler, kendi çıkarlarını korumak ve mevcut düzeni sürdürmek adına, emekçi sınıfların birliğini parçalamak için mezhepsel ve ideolojik ayrımları körüklemiş, kitlelerin bilinçaltındaki korku ve ön yargıları mobilize etmişti. Bu bağlamda Sivas, burjuva ideolojisinin toplumu nasıl manipüle edebildiğinin ve işçi sınıfının kendi çıkarlarına yabancılaşmasının acı bir örneği.

Toplumsal Hafıza ve Kolektif Bilinçaltı: Geleceğe Miras

Sivas katliamı, Türkiye toplumunun kolektif bilinçaltında derin ve karmaşık izler bıraktı ve bırakmaya devam edecek. Bu izler, basitçe “travma” olarak adlandırılamaz; onlar, sınıf bilincinin gelişimi veya engellenmesi noktasında belirleyici rol oynayan ideolojik çatışmaların kalıntılarıdır.

Katliamın yarattığı acı ve öfke, emekçi kitlelerde bir uyanışa yol açma potansiyeli taşır. Sivas’ın yıldönümlerinde yapılan anmalar, sadece birer yas eylemi olmanın ötesine geçerek, gericiliğe karşı örgütlü mücadele çağrısına dönüşebilir. Bu durum, tarihin diyalektik ilerleyişinde, geçmişin acılarından geleceğe dönük bir ders çıkarma ve kolektif bir direniş bilinci oluşturma imkanı sunar.

Egemen ideoloji, Sivas gibi olayların gerçek nedenlerini ve faillerini gizlemeye, olayı kişisel bir “trajedi”ye indirgeyerek sınıfsal boyutunu karartmaya çalışacaktır. Bu, toplumsal hafızanın manipülasyonu ve ezilen sınıfların kolektif bilincinin çarpıtılması çabasıdır. Ancak, Marksist analiz, bu tür unutturma çabalarının dahi sistemin çelişkilerini daha da görünür kıldığını ve er ya da geç bu çelişkilerin patlayacağını gösterir.

Sivas, gelecekte de ideolojik mücadelenin önemli bir alanı olmaya devam edecek. Bir yanda gericiliğin ve sermayenin tahakkümünü pekiştirmeye çalışanlar, diğer yanda ise Sivas’ın gerçek sorumlularını ifşa ederek ve katliamı gelecekteki mücadeleler için bir ders ve ilham kaynağına dönüştürerek proleter devrimin gerekliliğini savunanlar olacaktır. Bu çatışma, kolektif bilinçaltının şekillenmesinde merkezi bir rol oynayacaktır.

Değişim ve Dönüşümün Zorunluluğu

Sivas katliamı, bizlere mevcut kapitalist sistemin özünde taşıdığı barbarlığı ve çürümüşlüğü bir kez daha göstermiştir. Bu olay, sadece geçmişin bir yası değil, aynı zamanda geleceğin inşa edilmesinde bizlere rehberlik etmesi gereken bir ders. Toplumun kolektif bilinçaltında kalıcı ve olumlu izler bırakmak, bu olayın gerçek nedenlerini ve faillerini açığa çıkarmakla, işçi sınıfının birliğini sağlamakla ve sosyalist devrim mücadelesini yükseltmekle mümkün.

Sivas, pasif bir hafıza değil, geleceğin inşası için aktif bir mücadele çağrısıdır. Bu olayın izleri, ancak sömürünün ve baskının ortadan kalktığı, gerçek özgürlüğün ve eşitliğin tesis edildiği bir toplumda, yani sosyalist bir düzende tam anlamıyla iyileşebilir.

Bunlar da var

Çürümenin Anatomisi ve Kurtuluş Programı

Genişletilmiş Cumhur İttifakı: Milliyetçiliğin Diyalektiği

Diyalektiğin Işığında Güncel Gelişmeler: Kapitalizmin Çelişkileri ve Devrimci Bir Geleceğe Çağrı

Tags: 2 temmuz

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arşivler

  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025

Calendar

Ağustos 2025
P S Ç P C C P
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
« Tem    

Kategoriler

  • Felsefe
  • Psikoloji
  • Şiir
  • Siyaset
  • Uncategorized

1880-124-1024

Copyright izlek 2025 | Theme by ThemeinProgress | Proudly powered by WordPress